Vlahovic’in oyun tarzı | Beşiktaş’a ne katacak?
Dušan Vlahovic’i yalnızca “golcü” kimliği üzerinden değerlendirmek, Sırp forvetin oyununa dair önemli bir bölümü gözden kaçırmak anlamına geliyor. Vlahovic’in asıl fark yarattığı noktalardan biri, rakip savunma hattını sürekli meşgul etmesi ve hücumun merkezini kendi varlığına göre şekillendirebilmesi. Hedef adam getirdi Beşiktaş.
Vlahovic, topla buluşmak için her pozisyonda derine gelmek yerine çoğu zaman stoperlerin arasında kalmayı tercih ediyor, bu derine gelmediği anlamına da gelmiyor, ancak stoperlerin arasındaki mücadelesi daha dikkat çekici. Savunma hattını geriye iterek arkasındaki alanı büyütüyor. Ceza sahası çevresinde yaptığı ani yön değişiklikleri ve iç koridorlara yaptığı koşular ise savunmacıların dengesini bozabilen önemli meziyetlerinden.
Sırtı dönük oyunda da yalnızca klasik bir pivot gibi hareket etmiyor. Teması kabul edip topu saklayabiliyor, ardından dönerek yüzünü kaleye çevirdiğinde fizik gücünü kullanıp ilk savunmacıyı eksiltmeye çalışıyor. Bu özelliği, Beşiktaş’ın geriden uzun oynadığı anlarda Vlahovic’i doğrudan bir çıkış noktası haline getirebilir.
Ancak oyunundaki en belirleyici özelliklerden biri ceza sahasına girdiği andan itibaren sürekli golü araması.
Topun konumuna göre pozisyonunu değiştiren, stoperlerin zayıf tabiri caizse kör noktalarına girmeye çalışan ve özellikle sol ayağını kullanabileceği pozisyonları kollayan Vlahovic, rakip ceza sahasında sürekli bir tehdit oluşturuyor.
Beşiktaş’a ne katacak?
Vlahovic’in Beşiktaş’a sağlayabileceği katkının önemli bir bölümü de Vincenzo Italiano’nun oyun anlayışıyla bağlantılı.
Beşiktaş, hücumda yalnızca kanat oyuncularının bireysel üretimine bağlı kalmak yerine merkezde savunmayı sabitleyen gerçek bir 9 numaraya sahip olacak.
Vlahovcć stoperleri üzerine çektiğinde kanat oyuncularının iç koridorlara girmesi için alan oluşabilir. Kanatlar genişliği koruduğunda ise Vlahović iki stoper arasında daha fazla alan bulabilir.
Dolayısıyla Vlahović’in katkısını yalnızca “kaç gol atacak?” sorusuyla ölçmek doğru olmayacak.
Sırp forvet; ceza sahasında bitirici, uzun toplarda hedef, rakip savunmayı geriye iten bir tehdit ve takım arkadaşlarına alan açan bir merkez oyuncusu olarak Beşiktaş hücumunun merkezine yerleşebilir.
Buradaki en kritik nokta ise Beşiktaş’ın Vlahovic’i nasıl kullanacağı ki bu konuda hiçbir endişem yok. Hocasının yanına geliyor. Zamanında Fiorentina'da Italiano ile çalışmak için kalmış bir oyuncudan bahsediyoruz.
Onu sürekli sırtı dönük top bekleyen bir pivot santrfora dönüştürmek yerine fizik gücünü, koşularını ve ceza sahasındaki pozisyon alma becerisini aynı anda kullanmak gerekiyor.
Italiano faktörü de yine tam olarak bu noktada önem kazanıyor. Vlahovic’in Fiorentina dönemindeki en verimli bölümünde, forvetin hareketliliğinin ve ceza sahası koşularının doğru şekilde kullanıldığını görmüştük. Italiano’nun Vlahovic’i tanıması, Beşiktaş’ın yeni santrforunun oyuna adaptasyonunda önemli bir avantaj sağlayabilir.
Sonuç olarak doğru kullanılan bir Vlahovic, Beşiktaş için yalnızca yeni bir golcü anlamına gelmiyor.
Hücumun merkezini değiştirebilecek, rakip savunmanın konumlanmasını etkileyebilecek ve takım arkadaşlarının oyununu da yukarı çekebilecek bir 9 numaradan söz ediyoruz.
Beşiktaş’ın Vlahovic transferindeki asıl kazanımı belki de yalnızca attığı goller değil, onun varlığının takımın hücumunu nasıl değiştireceği olacak.

Üye 📱
4 saat önceMükemmel 👏👏