ÖZEL - Beşiktaş’ın aradığı reçete Vincenzo Italiano mu?
Beşiktaş son yıllarda yalnızca puan tablosunda değil, kulüp yönetimi, teknik yapılanma ve transfer planlamasında da istikrar arayan bir görüntü çiziyor. Sürekli değişen teknik adamlar, birbirinden farklı oyun anlayışları ve her sezon yeniden kurulan kadrolar, siyah-beyazlıları sürdürülebilir başarıdan uzaklaştırdı. Tam da bu noktada gündeme gelen isimlerden biri olan Vincenzo Italiano, kariyer hikâyesi ve futbol anlayışıyla dikkat çekiyor.
İtalyan teknik adamın kariyerine bakıldığında, başarı basamaklarını tesadüfen çıkmadığı görülüyor. Serie D'de Arzignano Valchiampo ile yükseliş yaşayan Italiano, ardından Trapani'yi Serie C'den Serie B'ye taşıdı. Spezia ile kulüp tarihinin en büyük başarılarından birine imza atarak takımı Serie A'ya çıkardı ve burada tutmayı başardı. Daha sonra Fiorentina'da iki Avrupa finali oynadı. Her ne kadar kupaları kazanamasa da Fiorentina'yı yeniden Avrupa'nın saygı duyulan takımlarından biri haline getirdi. Son olarak Bologna ile Coppa Italia'yı kazanarak kariyerindeki en önemli kupayı müzesine götürdü.
Italiano'nun futbol felsefesinin merkezinde cesaret mi var?
4-3-3 temel dizilişi üzerine kurulu sisteminde yüksek pres, önde savunma, dikine oyun ve top kaybı sonrası anında reaksiyon ön plana çıkıyor. Takımları rakibi bekleyen değil, rakibi hataya zorlayan bir anlayışla oynuyor. Bu nedenle sahadaki her oyuncunun fiziksel kapasitesi kadar taktik disiplini de büyük önem taşıyor.
İtalyan çalıştırıcının sisteminde üç kritik mevki
Birincisi "regista" olarak adlandırılan derin oyun kurucu. Savunmadan çıkan ilk pasın sahibi olan bu oyuncu, takımın ritmini belirliyor. İkincisi hücumcu bekler. Kanat oyuncularının iç koridorlara girmesiyle boşalan alanları dolduruyor, genişliği sağlıyor ve hücum sürekliliğini oluşturuyorlar. Üçüncüsü ise yalnızca gol atan değil, oyuna katılan santrfor profili. Italiano'nun forvetleri sırtı dönük oynayabilen, bağlantı kurabilen ve takım arkadaşlarına alan açabilen oyuncular oluyor. Aslında Beşiktaş'ın son yıllarda en fazla eksikliğini hissettiği unsurlar da bunlar.
Siyah-beyazlı ekip uzun süredir net bir oyun kimliği oluşturamıyor. Her teknik adam değişiminde farklı bir sistem kuruluyor, farklı oyuncu profilleri transfer ediliyor ve birkaç ay sonra yeniden başa dönülüyor. Bu döngü kulübün hem sportif hem de ekonomik kaynaklarını tüketiyor.
Italiano'nun oyuncu geliştirme becerisi.
Fiorentina döneminde Dušan Vlahović kariyerinin sıçrama dönemini yaşadı ve Avrupa'nın en değerli forvetlerinden biri haline geldi. Nicolás González istikrarlı performansıyla seviyesini yükseltti. Riccardo Orsolini ise Bologna'da kariyerinin en üretken sezonlarından birini geçirdi. Italiano'nun sisteminde oyuncular yalnızca performans vermiyor, aynı zamanda piyasa değerlerini de artırıyor.Bu durum Beşiktaş için ayrıca önemli.
Çünkü günümüz futbolunda sürdürülebilir başarı sadece şampiyonluklarla değil, oyuncu üretimi ve doğru satışlarla da ölçülüyor. Siyah-beyazlı kulübün son yıllarda transferden elde ettiği sportif ve ekonomik verim beklentilerin altında kaldı. Bu nedenle yeni teknik direktör tercihi yalnızca saha içini değil, kulübün gelecekteki ekonomik modelini de etkileyecek.
Italiano'nun Beşiktaş'ta başarılı olma formülü
Öncelikle kulübün teknik adama zaman tanıması gerekiyor. Çünkü onun sistemi kısa vadeli sonuçlardan çok süreç odaklı ilerliyor. İkinci olarak transferlerin teknik direktörün oyun modeline göre yapılması şart. Yüksek pres isteyen bir hocaya düşük tempolu oyuncular almak, daha ilk günden projenin altını oymak anlamına gelir. Son olarak scouting departmanının güçlendirilmesi gerekiyor. Italiano'nun kariyerindeki yükselişlerin önemli bir kısmı doğru oyuncu seçimleriyle geldi.
Beşiktaş taraftarı yıllardır yalnızca iyi bir teknik adam değil, aynı zamanda bir futbol aklı arıyor. Peki Vincenzo Italiano böyle bir profil olabilir mi?
Kesin cevap vermek için erken. Ancak kariyer basamaklarını tek tek çıkan, sınırlı bütçelerle rekabetçi takımlar kuran, oyuncu geliştiren ve modern futbolun gerekliliklerini uygulayan bir teknik adam olduğu tartışılmaz.
Belki de Beşiktaş'ın bugün ihtiyaç duyduğu şey yeni bir yıldız transferinden önce, sağlam bir futbol projesidir. Vincenzo Italiano'nun adı da tam bu yüzden heyecan yaratıyor. Çünkü bazen en büyük transfer, sahaya çıkan futbolcudan çok kenar çizgisinde duran teknik adamdır.
Nazir Preciso
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!