Nedim Güngör yazdı: Önder Özen - Knutsen - Atiba
Beşiktaş’ta Sergen Yalçın sonrası teknik direktör arayışları son sürat devam ediyor. Serdal Adalı ise teknik direktör seçimini Sportif Direktör tercihi üzerinden yapmak istiyor. Sportif Direktör ile ilgili de Önder Özen an meselesi…
Beşiktaş’ın sadece ayağa kalkması değil, sürdürülebilir bir başarı düzeni oluşturması gerektiğinden “Hemen şampiyon olalım” anlayışı daha büyük sorunları beraberinde getirecektir.
Bu sebeple, teknik direktör veya sportif direktör tercihi öyle herkesi birbiriyle eşleştirecek konumlar değildir.
Önder Özen’in sportif direktör olduğu projede Conte, Mancini, Sampaoli, Lucescu, Valverde gibi teknik direktörlerin uyum sağlaması zor görünüyor.
Çünkü Beşiktaş’ın sistemden öte bir devrim yapması gerekiyor.
Benim ise naçizane önerim;
Önder Özen – Kjetil Knutsen - Atiba
Kjetil Knutsen;
Yüksek tempolu, agresif pres yapan, modern ve çok organize bir 4-3-3 oynatan; oyuncu kalitesinden çok kolektif yapı ve otomasyonlarla başarı üreten bir teknik direktördür. Beşiktaş ile anlaşması hâlinde sahada net bir oyun planı olan, sürekli baskı yapan, topu hızlı kazanan ve çok koşan bir takım izlersiniz. Bu, son yıllarda Beşiktaş’ın en eksik olduğu şeydi.
1) Ana diziliş ve oyun modeli: 4-3-3 ofansif
Bu diziliş onun oyun felsefesinin temelini oluşturuyor.
2) Yüksek tempo + agresif pres + hızlı geçişler
Taktik analizlere göre Bodø/Glimt’i Avrupa’nın en dikkat çekici takımlarından biri yapan şey:
• Yoğun pres
• Hızlı top kazanma
• Çok hızlı hücum geçişleri
• Sürekli rotasyon ve pozisyon değişimleri
• Topa sahipken akıcı, topsuzken agresif bir yapı the-footballanalyst.com
Knutsen’in takımları “dinlenmeden oynayan”, sürekli baskı kuran ve rakibi boğan bir yapıya sahip.
3) Otomasyonlar ve pozisyon rotasyonları
Analizlere göre Knutsen’in en güçlü tarafı:
• Fullback’lerden biri içe girer, biri çizgiye çıkar
• Orta sahada üçgenler sürekli değişir
• Kanatlar içe kat eder, bekler genişler
• Oyun içinde mini formasyon değişimleri olur the-footballanalyst.com
Bu yapı, oyuncu kalitesi düşük olsa bile takımın kollektif olarak üstün görünmesini sağlıyor.
4) Takım oyunu
Knutsen, Beşiktaş maçı öncesi yaptığı açıklamada kendi oyuncularının bireysel olarak Beşiktaş’tan zayıf olduğunu ama takım oyunu sayesinde rekabet ettiklerini söylüyor.
“Özgürlük” Bu, onun felsefesini özetleyen en net cümle.
Beşiktaş, Knutsen ile nasıl bir takım olur?
1) Net bir oyun planı olan, organize bir takım
Beşiktaş’ın son yıllardaki en büyük problemi “ne oynadığı belli olmayan” bir yapıydı. Knutsen ile bu tamamen değişir. Takım kimlik kazanır.
2) Çok koşan, çok pres yapan bir Beşiktaş
Knutsen’in oyunu Türkiye’deki çoğu takımı fiziksel olarak zorlar. Beşiktaş’ın:
• 90 dakika pres
• Blok hâlinde hareket
• Topu kaybedince 5 saniyede geri kazanma gibi prensipleri olur.
3) Genç oyuncular parlayabilir
Knutsen, bireysel yıldızlardan çok sisteme uyan oyuncuları parlatır. Bu nedenle:
4) Beklerin rolü çok kritik olur
Knutsen’in oyununda bekler:
• Biri içe girer (inverted fullback)
• Biri çizgide kalır Bu nedenle Beşiktaş’ın bek transferi zorunlu hâle gelir.
5) Topa sahip olan ama hızlı oynayan bir takım
Bu Guardiola tipi bir “set oyun” değil. Knutsen’in oyunu:
• %55–60 topa sahip olma
• Ama sürekli dikine
• Sürekli tehdit
• Sürekli tempo üzerine kurulu.
6) İç sahada rakibi boğan bir Beşiktaş
Tüpraş Park atmosferi ile birleşince Knutsen’in pres oyunu çok etkili olur. Rakipler çıkmakta zorlanır.
Knutsen’in Beşiktaş’a uyumunda riskler
1) Türkiye’de sabır kültürü yok
Knutsen’in sistemi en az 3–4 ay ister. Beşiktaş yönetimi ve taraftar sabırlı olmazsa süreç zorlaşır.
2) Fiziksel yük çok yüksek
Oyuncuların atletik seviyesi yeterli olmazsa sistem oturmaz. Bu nedenle yaz kampı kritik.
3) Transferler çok belirleyici
Knutsen’in oyunu için:
• Atletik bek
• Dinamik 8 numaralar
• Pres gücü yüksek kanatlar zorunludur.
Knutsen gelirse Beşiktaş:
• Avrupa seviyesinde organize
• Tempolu
• Pres gücü yüksek
• Modern bir takım olur.
Knutsen gibi “sistem kuran” bir teknik direktörün ardından aynı oyunu sürdürebilmek için doğru yardımcı antrenör seçimi, en az teknik direktör kadar önemlidir.
Ve senin söylediğin gibi, bu kişi sadece “eski Beşiktaşlı” olmakla değil, Knutsen’in karakteri ve oyun modeline uyumuyla seçilmeli.
Knutsen’in teknik heyetinde aradığı özellikler:
• Aşırı disiplinli çalışma kültürü
• Detaycı analiz (özellikle pres ve geçiş oyununda)
• Sessiz ama güçlü liderlik
• Ego değil, kolektif akıl
• Oyuncu gelişimine odaklılık
• Modern antrenman metotlarına hakimiyet
• Saha içi otomasyonlara sadakat
• Düşük profil ama yüksek iş ahlakı
Knutsen, “karizmatik eski yıldız” değil, çalışkan, analitik, modern yardımcıları tercih eder.
Bu yüzden bazı eski Beşiktaşlılar bu profile uymazken, bazıları çok iyi uyabilir.
Atiba Hutchinson
Atiba, Knutsen’in istediği yardımcı profilinin neredeyse birebir karşılığı.
Harika Uyum
• Sessiz liderlik → Knutsen’in tarzıyla birebir uyum
• Çalışkanlık → Avrupa disiplinine en yakın Beşiktaşlı
• Taktik zekâ → Orta saha okuması çok güçlü
• Ego yok → Knutsen’in en önem verdiği şey
• Oyuncu gelişimi → Gençlerle iletişimi çok iyi
• Çok dilli → Norveç kültürüne yakınlık
• Modern futbol anlayışı → Kariyeri boyunca sistem takımlarında oynadı
Beşiktaş’a etkisi
• Knutsen sonrası sistemin devamlılığı
• Oyuncularla köprü görevi
• Kulüp kültürünün korunması
• Genç oyuncuların gelişimi
Devrim için geçirilecek olan evrimin aktörlerinin çok iyi seçilmesi gerekiyor. Birdenbire başarı gelmeyecek ama oyun umut verdiği takdirde taraftarın sabır konusunda sorun yaşatmayacağını düşünüyorum.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!