NE 10’UNLA NE 10’SUZ
Beşiktaş tarihinde 10 numaralı formayı bazen forvetler bazen de forvet arkası oyuncular giydi. Modern zamanda forma numaraları, basketboldaki gibi mevkileri ifade etmeye başlayınca, santrfor arkasındaki yaratıcı serbest adam rolüne de 10 numara tabiri uygun görüldü.
Beşiktaş’ın akılda en çok kalan, hem sırtı hem mevkii 10 numara olan Sergen Yalçın, ikinci kez teknik direktörlük görevine geldiğinden bu yana takım 4-2-3-1 şeklinde diziliyor. Bu dizilimin açılımı, savunma dörtlüsünün önünde oyunu çift yönlü oynayan iki 8 numara, önde iki kanat forvetin ortasında bir 10 numara; en önde de bir santrafor.
R. Silva’nın su kaynatmasıyla birlikte Beşiktaş’ın orijinal 10 numarası kalmadı. (Hoş, Rafa da ne kadar orijinal 10 numaraydı bu da ayrı bir tartışma konusu.)
S. Yalçın ise 10 numarası olmamasına rağmen ısrarla 10 numaralı oyun oynatmaya devam etmekte.
Peki bu ısrarın neticesinde ortaya çıkan hatalar neler gelin sırayla ele alalım.
- Cerny’yi ısrarla 10 numara mevkiinde kullanıyor. Oyuncunun bu türlü bir meziyeti olmadığından, takım olgun atak geliştiremiyor. Bununla birlikte, sağ önde çok etkili olabilecek bir silahtan da mahrum kalıyor. Yani bir taşla iki kuşun gözü oyuluyor!
- Beşiktaş’ın 10 numarası yok ama sarkık 6 numara oynayıp, katkı sağlayabilecek net oyuncuları var. Sezon başı kadrosunu da sayarsak; Demir Ege, Kartal ve N’didi; hatta Salih… V. İsmail döneminde Salih’in 6 numarada sergilediği performans bu işlere meraklı olanların hafızalarındaki tazeliğini koruyor.
- İki sekizli box to box oyunda, Orkun’dan hücumda alabileceği verimi en aza indiriyor. Zira topla sahanın üçüncü bölgesinde daha fazla buluşturulması gereken Orkun bu konfordan, takım ise Orkun’un yaratıcılığından mahrum kalıyor.
- Önde top tutacak, 10 numarayla yapacağı al-verlerle takımı rakip ceza sahası etrafına yerleştirilecek bir santrafor da olmayınca (Abraham’ın boy-posu bu profile uygun görünse de takımda kaldığı süre boyunca bu ihtiyacı karşılayamadı), S. Yalçın’ın kurguladığı 4-2-3-1 dizilimindeki hücum varyasyonları saman alevi tadından öteye gidemedi, gidemiyor.
İyi güzel de hoca ne yapsın derseniz, eldeki malzemeye uygun bir diziliş kullanmasını şiddetle ve ivedilikle tavsiye ederim.
Yani 4-1-2-3 dizilişinde, savunmanın önünde sarkık bir 6 numara; onun önünde iki sekizli orta saha… 8 numaralardan biri oyunun iki yönünü ve dolayısıyla mücadele yükünü üstlenirken, diğer 8’i oynayacak olan Orkun, yüzü çok daha hücuma dönük olarak hem yaratıcılığını sergileyebilir hem de takımın yaratıcılık zenginliğini kayda değer ölçüde artırabilir.
Sağda ideal mevkisine dönecek olan Cerny ile sola ve santrafora gelecek “devşirme değil, gerçek transferlerle” oyun çok daha bütünsel bir anlam ifade edebilir.
Sahi; sol öne ve santrafora oyuncu alınır mı?
Yalçın, Cerny’den 10 numara devşirmeye devam eder mi?
Kellerden iyi 8 olur mu?
Yaratıcı Orkun’un orta sahadaki kör dövüşünde ziyan edilmesi son bulur mu?
Eldeki malzemeye uygun yemek hazırlanmazsa, kabahat malzemede midir yoksa ustada mı?
Kafamda çokça soru, kalbimde derin hürmetlerimle…
Ari BARUTOĞLU
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!