Lale Cander'den Hacıosmanoğlu'na sert sözler: "Burası aile şirketi değil"
Türkiye Futbol Federasyonu'nda (TFF) yönetim kurulu üyeliğinden istifa eden Lale Cander, federasyonun yönetim anlayışını sert sözlerle eleştirdi. TFF Başkanvekilliği ve İcra Kurulu üyeliği görevlerinde de bulunan Cander, akrabalık ilişkileri, liyakat ve hukuk mekanizmaları üzerinden İbrahim Hacıosmanoğlu yönetimini hedef aldı.
Lale Cander yönetim kurulundan da ayrıldı
2024 yılında İbrahim Hacıosmanoğlu'nun listesinden TFF yönetimine giren Lale Cander, daha önce başkanvekilliği ve icra kurulu görevlerinden ayrılmıştı. Cander, son olarak TFF Yönetim Kurulu üyeliğinden de istifa etti.
İki yıllık dönemi değerlendiren Cander, Türk futbolunda reform hedefiyle yola çıktıklarını ancak zamanla yönetimde akrabalık ilişkilerinin, iç hesaplaşmaların ve dedikoduların öne çıktığını savundu.
Cander, "Türk futbolunda büyük bir reform yapmak için yola çıktık. Ancak reformların yerini zamanla dar bir akraba çevresiyle yönetim ve iç hesaplaşmalar aldı. Ben buna itiraz ettim" ifadelerini kullandı.
"TFF bir aile şirketi değildir"
Cander'in açıklamalarında öne çıkan başlıklardan biri, federasyondaki görevlendirmeler ve akrabalık ilişkileri oldu. TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu'nun yeğeni Abdullah Ayaz'ın genel sekreterlik görevine getirilmesini eleştiren Cander, yönetimde liyakat ve bağımsızlık ilkelerinin önemine dikkat çekti.
Cander, "85 milyonluk bir ülkede futbol federasyonunun yönetiminde akrabalık ve yakın çevre ilişkilerinin bu kadar konuşulması normal değildir. Böyle bir yapıda liyakat ve bağımsızlık sorularının sorulması kaçınılmazdır" dedi.
"2,5 yıllık ceza beni pasifize etmeye yönelik"
Kendisine verilen 2,5 yıllık hak mahrumiyeti cezasını da eleştiren Cander, kararın yönetim içindeki itirazlarını susturmaya yönelik olduğunu düşündüğünü belirtti.
Cander, "Yönetim içerisinde itiraz eden bir ismin pasifize edilmek istendiğini düşünüyorum. Başkanvekili ve aynı zamanda başkanın şahsi ceza avukatı Fuat Göktaş'ın etkin olduğu hukuk yapılanması ile etik ve disiplin mekanizmalarının bu süreçte nasıl kullanıldığı hukuken denetlenmelidir" ifadelerini kullandı.
Hukuki mücadelesini sürdürdüğünü belirten Cander, konunun FIFA ve UEFA nezdinde de takip edilmesi amacıyla girişimlerde bulunduğunu aktardı.
"Küçük hesaplaşmalarla Türk futbolunun zamanını kaybettik"
Türk futbolunun çözüm bekleyen sorunlarına dikkat çeken Cander; hakemlik sistemi, kulüplerin mali yapısı, altyapı, amatör ve kadın futbolu, bahisle mücadele ve bağımsız hukuk kurullarının öncelikli gündem olması gerektiğini söyledi.
Cander, "Biz bunlarla uğraşacağımıza kendi içimizdeki insanlarla uğraştık. Küçük hesaplaşmalarla Türk futbolunun zamanını kaybettik" diyerek yönetim dönemine yönelik eleştirilerini sürdürdü.
Hacıosmanoğlu için seçim iddiası
Cander, TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu'nun olası bir seçimde alabileceği oy sayısına ilişkin de dikkat çeken bir değerlendirmede bulundu.
"Bugün yeniden sandık kurulsa 30 oy alamaz" diyen Cander, kendi meselesinin makam olmadığını, yönetim içerisinde yanlış bulduğu uygulamalara itiraz ettiğini ifade etti.
Cander, açıklamalarını "TFF kimsenin aile şirketi değildir. Kurumsallık, liyakat ve bağımsız hukuk olmadan Türk futbolunda reform yapılamaz" sözleriyle tamamladı.


Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!