24.02.2026

"Isıran Takım" sahne alıyor: Beşiktaş’ın oyun aklı

Sergen Küçük
Sergen Küçük Editör
08 Şubat 2026, 10:30 4 dk okuma Kaynak: Medya Siyah Beyaz
ABONE OL
Medya Siyah Beyaz yazarı ve yorumcusu Sergen Küçük, Beşiktaş'ın yeni transferlerini ve takıma entegrasyonunu, Beşiktaş'ın oynamaya çalışacağı oyunu ve gelişim; eksik alanlarını kaleme aldı.

Yazar : Sergen Küçük

Beşiktaş’ta bir şeyler değişiyor. Zihniyetin ta kendisiyle... Sergen Yalçın'ın ''Ben o oyunu oynatırım dediği'' o genlerinde kodlu olan kimlik geri dönüyor. Beşiktaş geride bekleyip rakibi karşılayan o "efendi" takımdı, Sergen Yalçın geldiğinden beri takımı bu bakış açısından uzaklaştırmaya çalışıyor. Her bölgede basan, rakibi boğan, tabiri caizse "ısıran" bir takıma dönüştürmek istiyor.

Bu oyun riskli mi? Elbette. Bu tempoyu 90 dakikaya, hele ki Avrupa fikstürüne yaymak kolay değil. Ancak ligin geri kalanında, bilhassa İnönü’de rakipleri domine edecek, bol pozisyona girecek bir takım vadediyor bu sistem. İlk yarıda"profil eksikliği" yüzünden tam anlamıyla gösterilemeyen o dominant oyun planı, şimdi doğru parçalarla tekrar masaya konuyor.

Stoper Değil, Orta Saha

Önce savunmadan başlayalım, zira en radikal değişim orada. Beşiktaş’ın stoper hattı klasik birer kesici değil, adeta birer "6 numara" gibi. Hattı sürekli öne itiyorlar. Burada Agbadou faktörü çok kritik. Savunmanın "agresif yüzü" o. Yerinde beklemiyor, öne fırlayıp rakibi ısırıyor. Yanındaki Djaló ise işin "sigortası". Agbadou’nun bıraktığı boşlukları süpüren akıl o.

Buraya küçük bir şerh düşelim: Emirhan ve Agbadou yan yana oynarsa büyük risk alırız. İkisi de hamleci, ikisi de öne gitmeyi seviyor. Arkada maden veririz. İdeal tandemin şifresi belli: Biri basacak (Agbadou), biri süpürecek (Djaló), ikisi arasında bu rol de değişebilir. İkisi de uygun.

Beklerde ise iyi bir "asimetri" oluşabilir. Sergen Yalçın Rıdvan'ı da kullanmayı düşünebilir. Sağda Murillo bir kanat koşucusu değil, pas istasyonu. Solda Yasin Özcan ise bir bekten çok, oyun kuran bir "sol stoper". Yani Beşiktaş topa sahipken aslında üçlü savunma gibi yerleşip, orta sahayı kalabalık tutacak. Murillo'nun ayrıca Marsilya'da zaman zaman sol bek oynadığını da hatırlatmak gerekiyor.

Orta Sahadaki "Yap-Boz" Parçaları

Gelelim işin mutfağına... Kağıt üzerinde bakıp "Bu adamlar nasıl yan yana oynar?" diyebilirsiniz. Ama sahaya inince birbirini tamamlayacak bir yap-boz görüyoruz. Beşiktaş'ın orta sahası bireysel olarak baktığınızda yetersiz gelebilir ancak tümden ele aldığımız zaman, orada bir kimya söz konusu.

Merkezin beyni Asllani. Inter’de tutunamadı çünkü orası ondan fiziksel kavga bekliyordu. Beşiktaş ise ondan "akıl" bekliyor. Top ayağına geldiğinde takımın en güvenli limanı o. Peki onun temposuzluğunu kim kapatacak? İşte orada sahneye Olaitan çıkıyor. Teknik kapasitesi sınırlı olabilir ama ciğerleri değil. Asllani aklını kullanırken, Olaitan ciğerini sahaya koyacak. Yani iki oyuncunun meziyetleri, birbirlerinin eksiklerini tamamlayacak vaziyette.

Bu ikili, Orkun Kökçü'yü özgürleştirecek. Arkasını sağlama alan Orkun, enerjisini top çıkarmaya değil, sol iç koridorda oyun kurmaya, o kilit pasları atmaya saklayacak.

Teknik Heyete Küçük Bir Uyarı

Burada teknik heyetin düşmemesi gereken bir tuzak var. Deplasman korkusuyla orta sahayı Ndidi - Olaitan ikilisiyle kurarsanız, evet çok top kazanırsınız ama topu kullanamazsınız. Bütün yük Orkun’a biner ve Beşiktaş rakip sahaya yerleşemez. Ligde şampiyonluğa oynayan Beşiktaş’ın ideal üçlüsü; Asllani’nin aklı, Olaitan’ın enerjisi ve Orkun’un yeteneği üzerine kurulmalı. 

Hücumun Şifresi: Bütünsel Hareket

İleride ise Oh Hyeon-gyu'dan beklenti farklı. Geniş alan bulamayacak, kapanan savunmaların arasında kaybolup bir anda bitirici vuruşla ortaya çıkması lazım, bu alanda kendini geliştirmek zorunda. Çok istiyor, çok zorluyor, çok deniyor. Bir noktada olacak. Kanatlarda ise sağda Cerny ile akıl, solda Bilal ile kaos ve enerji var. Beşiktaş kapalı savunmaları bireysel yetenekten çok, bu "bütünsel hareket" ile açacak.

Özetle;

Savunmayı orta sahaya kadar iten, sürekli basan, agresif ve atletik bir Beşiktaş geliyor. Bu takım çok pozisyona girer, orası kesin. Ama uyarımı yapayım: Bu kadar riskli oyun, zaman zaman saç baş da yoldurabilir.

Çok gol atabilirler, çok da kaçırabilirler... Ama şu bir gerçek ki; bu yeni Beşiktaş’ı izlerken asla sıkılmayacağız. Kemerlerinizi bağlayın, tempolu günler başlıyor.

YORUMLAR (0)

Yorum Yaz

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Yorum Yap