Beşiktaş’ta transfer değil, belirsizlik yönetiliyor
Beşiktaş’ta transfer dönemleri zor geçer, buna alışığız. Ancak son günlerde yaşanan tablo, klasik “zor pazarlık” hikâyelerinin çok ötesinde. Burada mesele bir oyuncunun gelmemesi değil; neyin, neden istendiğinin tam olarak bilinmemesi.
Bir Beşiktaş taraftarı olarak şunu net söyleyebilirim: İsimlere değil, akla bakıyoruz. Ama şu an masada gördüğümüz şey akıldan çok refleks. Bugün konuşulan oyuncu profiline bakıyorsunuz; yarın bambaşka bir yaş, bambaşka bir maliyet, bambaşka bir oyun tarzı. Ortada bir teknik direktör gerçeği var ama onun sahaya yansıyacak net bir transfer planını hâlâ göremiyoruz.
Asıl sorun da burada başlıyor.
Beşiktaş şu anda transfer yapan bir kulüp gibi değil, transferi yetiştirmeye çalışan bir kulüp gibi duruyor. Dosyalar son ana bırakılıyor, “şartlar zorlanıyor” cümlesi neredeyse her haberin standart eki hâline gelmiş durumda. Bu da kulübün pazarlık gücünü düşürüyor, maliyeti artırıyor, riski büyütüyor.
Bir de iletişim tarafı var. Sessizlikle sızıntı arasında gidip gelen bir yönetim dili… Taraftarın kafası karışık çünkü kendisine sunulan net bir yol haritası yok. Güven tam da bu noktada zedeleniyor.
Şunu kabul edelim: Beşiktaş taraftarı transfer manyağı değil. Taraftarın istediği şey üç büyük yıldız değil; doğru yaşta, doğru rolde, doğru maliyetle kurulmuş bir takım. Bugün sabır gösterilmiyorsa, bunun sebebi beklentinin büyüklüğü değil, belirsizliğin fazlalığı.
Bu sezonun kaderi sadece sahada değil, şu günlerde atılacak imzalarda belirlenecek. Ama daha da önemlisi, atılmayan imzaların ve kaybedilen zamanın da bir bedeli olacak.
Beşiktaş’ın artık yeni isimlerden önce net bir plan göstermesi gerekiyor. Çünkü bu kulüp, kaosla değil; akılla ayağa kalkar.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!