İçeriğe atla
14.10.2026
Medya Siyah Beyaz

Beşiktaş’ın Hoffenheim planı: Baskıyı kırmak yetmez, boşluğu cezalandırmak gerekiyor

BU HABERİ PAYLAŞ
Christian Ilzer yönetimindeki Hoffenheim, rakibin oyun kurulumunu bozmak ve topu kazandığı anda dikey hücum etmek üzerine kurulu agresif bir oyun anlayışına sahip. Beşiktaş’ın Almanya deplasmanında sonucu belirleyebilecek hamlesi ise bu baskıdan çıkmakla sınırlı değil; Hoffenheim’ın öne çıkan oyuncularının arkasında oluşan alanları doğru koşular ve hızlı paslarla değerlendirmek.
Sergen Küçük
5 dk okuma 18 okunma Kaynak: Sergen Küçük
Haberlerimizi Google'da Takip Edin
Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Bizi Google Haberler'de favori kaynaklarınıza ekleyin.
Google'da Kaynak Olarak Ekle
REKLAMjollytur.com

UEFA Avrupa Ligi’nin ikinci haftasında Hoffenheim’a konuk olacak Beşiktaş’ı, yalnızca tempolu bir rakip değil, karar verme süresini kısaltmayı amaçlayan bir baskı düzeni bekliyor. Christian Ilzer’in takımı, rakibin rahatça pas yapmasına izin vermek istemiyor. Merkezdeki bağlantıları daraltıyor, oyuncu eşleşmelerini takip ediyor ve topun yöneldiği bölgeye kısa sürede kalabalıklaşarak rakibini hataya zorluyor.

Ancak bu oyun anlayışının önemli bir bedeli var: Baskı sonuç verdiğinde rakibi tehlikeli bölgelerde top kaybına sürükleyebiliyor; aşıldığında ise Hoffenheim’ın savunma oyuncuları geniş alanları kontrol etmek zorunda kalıyor. Beşiktaş açısından karşılaşmanın temel sorusu tam da burada ortaya çıkıyor: Siyah-beyazlılar, baskıdan kurtulduktan sonra hücumu ne kadar doğru devam ettirebilecek?

Medya Siyah Beyaz Mobil Son dakika haberleri ve anlık bildirimler cebinizde

Hoffenheim’ın sorunu yalnızca sonuçlar değil

Hoffenheim’ın sezonun ilk bölümündeki sonuçları, oyunundaki riskleri görmek açısından dikkat çekici. Bundesliga’da oynadığı ilk beş karşılaşmanın dördünü kaybeden Alman ekibi, bu maçlarda 9 gol atarken kalesinde 13 gol gördü. Yalnızca Stuttgart’ı mağlup edebildi. Avrupa Ligi’ne de OFI Crete deplasmanında aldığı 2-0’lık yenilgiyle başladı.

Bu tablo, Hoffenheim’ın hücumda etkisiz olduğu anlamına gelmiyor. Aksine, takımın maçlarının önemli bir bölümünde gol bulabilmesi, ön alan hareketliliğinin ve rakip kaleye hızlı gitme isteğinin sonuç üretebildiğini gösteriyor. Asıl problem, hücumda risk alınan anların ardından savunma dengesinin ne ölçüde korunabildiği.

Ilzer’in oyununda formasyon, değişmez bir başlangıç noktası değil. Hoffenheim rakibin yerleşimine göre farklı dizilişlere geçebiliyor; buna karşın merkezde baskı kurmak, top çevresinde sayısal üstünlük oluşturmak ve rakibin seçeneklerini azaltmak temel ilkeler arasında yer alıyor.

Dolayısıyla Beşiktaş’ın yalnızca kâğıt üzerindeki dizilişe hazırlanması yeterli olmayacak. Siyah-beyazlıların, Hoffenheim’ın hangi oyuncuyu baskı altına aldığına ve baskının hangi yöne yönlendirildiğine göre çözüm üretebilmesi gerekiyor.

İlk tuzak merkezde kuruluyor, ikinci tuzak kenarda

Hoffenheim’ın baskısını yalnızca önde yapılan koşular üzerinden değerlendirmek eksik kalır. Alman ekibi, merkezdeki pas bağlantılarını kapatarak rakibini daha zor bir seçeneğe yönlendirmeye çalışıyor. Top savunmadan orta sahaya aktarılırken alıcı oyuncu baskı altında kalıyor; pas kenara çıktığında ise rakip çizgiye doğru sıkıştırılabiliyor.

Bu nedenle Beşiktaş’ın stoperlerden beklerine uzanan klasik pas zincirini sürekli tekrarlaması risk taşıyor. Top aynı koridora birkaç kez gönderildiğinde Hoffenheim’ın baskı oyuncuları doğru mesafeleri kurabilir ve siyah-beyazlıları çizgiye yakın bölgelerde top kaybına zorlayabilir.

Çözüm, baskı yönünü değiştirecek bir sonraki pası önceden hazırlamak. Bir stoper topa sahipken merkezdeki oyuncunun yalnızca pas almak için yaklaşması değil, ilk baskı hattının arkasında kullanılabilir bir açı oluşturması gerekiyor. Top bu oyuncuya ulaştığında ikinci bir bağlantının da hazır bulunması önemli.

Burada belirleyici unsur, pası alan oyuncunun vücudunu hangi yöne çevirdiği. Topu sırtı kaleye dönük şekilde kontrol etmek zorunda kalan bir orta saha oyuncusu, Hoffenheim’ın baskısına yeniden yakalanabilir. Buna karşılık yüzünü rakip kaleye dönebilen bir oyuncu, tek pasla oyunun yönünü değiştirebilir veya savunma arkasına hareketlenen takım arkadaşını bulabilir.

Beşiktaş’ın aradığı avantaj, baskıyı bir kez geçmekten çok rakibin baskı için öne çıkan oyuncularını yeniden geriye koşturmak olmalı.

Orkun ve Salih aynı çizgide kalmamalı

Bu maçta Orkun Kökçü’nün konumu, Beşiktaş’ın hücumlarının niteliğini doğrudan etkileyebilir. Orkun’un sürekli geriye gelerek top istemesi ilk bakışta oyun kurulumunu kolaylaştırabilir. Ancak Salih Özcan da aynı yüksekliğe geldiğinde Hoffenheim’ın merkezdeki pas açılarını kapatması kolaylaşabilir.

Siyah-beyazlıların bu nedenle iki orta saha oyuncusunu farklı yüksekliklerde kullanması daha işlevsel olabilir. Salih, savunmanın önünde bağlantı ve denge görevini üstlenirken Orkun’un rakip orta saha ile savunma hattı arasındaki boşluklarda konumlanması, Alman ekibinin eşleşme düzenini bozabilir.

Orkun’un her hücumda topa yaklaşması gerekmiyor. Bazen baskının arkasında doğru noktada beklemesi, takım arkadaşının ön alandaki baskıyı geçmesini kolaylaştırabilir. Top kendisine ulaştığında ise oyunu yavaşlatmak yerine hücumun yönünü değiştirecek pası araması gerekiyor.

Salih'in çizgiler arasında pas bağlantısı kurması, Junior Olaitan’ın ise doğru anlarda dikey koşularla hücuma derinlik kazandırması bu yapıyı destekleyebilir. Buradaki amaç oyuncuları sürekli topun etrafında toplamak değil, rakibin baskı için hareket ettiği bölgelerin dışında pas istasyonları yaratmak.

Orkun Kökçü-Wouter Burger eşleşmesi

Karşılaşmanın dikkat çekici alt hikâyelerinden biri de Orkun Kökçü ile Wouter Burger’in karşı karşıya gelecek olması. Feyenoord altyapısında başlayan arkadaşlıkları, bu kez iki oyuncuyu farklı formalarla karşı karşıya getirecek.

Ancak taktik açıdan önemli olan, Burger’in Orkun’u ne ölçüde yakından takip edeceği. Eğer Hoffenheim orta sahası Orkun’un top almasını engellemek için onunla birlikte hareket ederse, Beşiktaş bu eşleşmeyi başka alanlar açmak için kullanabilir. Orkun’un topsuz hareketiyle rakibini peşinden sürüklemesi, Salih veya Olaitan’ın boşalan bölgeye yerleşmesi için fırsat yaratabilir.

Bu nedenle Orkun’un etkisi yalnızca topla buluştuğu anlarla ölçülmemeli. Rakibin orta saha yerleşimini nasıl değiştirdiği de Beşiktaş’ın hücum planında önemli olacak.

Uzun top bir çıkış yolu olabilir, ama tek başına çözüm değil

Hoffenheim merkezdeki pas seçeneklerini kapattığında Beşiktaş’ın doğrudan oyuna yönelmesi doğal bir alternatif. Fakat uzun topun etkili olması için ikinci top organizasyonunun da hazırlanması gerekiyor.

Ozan Kabak’ın hava toplarındaki etkinliği, Hoffenheim’ın bu tür mücadelelerde avantaj sağlayabilecek unsurlarından biri. Beşiktaş’ın santrfora gönderdiği toplarda yalnızca ilk hava mücadelesini kazanmayı hedeflemesi yeterli olmayacak. Topun düşebileceği bölgeye Orkun, Salih veya diğer orta saha oyuncularından en az birinin zamanında yaklaşması gerekiyor.

Bu noktada ilk topu alan oyuncunun görevi de önem kazanıyor. Santrforun topu mutlaka kontrol etmesi gerekmeyebilir; bazen topu tek dokunuşla bir takım arkadaşına indirmek ya da rakip savunmayı üzerine çekmek, hücumun devamı açısından daha değerlidir. Ancak bu hareketin işe yaraması için ikinci oyuncunun önceden doğru mesafede bulunması şart.

Dusan Vlahovic’in yanı sıra Vaclav Cerny'nin maçı kamp kadrosunda yer almaması, Beşiktaş’ın hücum seçeneklerini etkiliyor. Hyeon-Gyu Oh’un bağlantı noktası olarak kullanıldığı bir planda, Ernest Poku / İlhan Fakılı, Leandro Trossard ve Olaitan’ın bu bağlantının çevresindeki koşuları daha da önemli hâle gelebilir.

Beşiktaş’ın uzun topu bir zorunluluk hâline getirmek yerine, rakibin baskı yerleşimine göre kullandığı alternatiflerden biri olarak tutması gerekiyor. Merkezde doğru açı oluşuyorsa kısa pasla ilerlemek, Hoffenheim’ın savunma dengesini bozmak için daha değerli olabilir.

Beklerin hücuma katılımı iki taraflı bir risk

Hoffenheim’ın savunma hattı öne çıktığında Beşiktaş’ın bekleri de hücum planının önemli parçalarına dönüşebilir. Amir Murillo veya Taylan Bulut’un sağ taraftaki hareketliliği ile Kassoum Ouattara’nın veya Rıdvan'ın sol kanatta ileri çıkışları, top kazanıldığı anda oyunun yönünü değiştirme fırsatı sunabilir.

Özellikle Hoffenheim’ın bekleri hücuma katıldığında arkalarında bırakabilecekleri alanlar değerlendirilebilir. Ancak burada yalnızca beklerin ileri çıkması yeterli değil. Kanat oyuncusunun topu ayağına beklemek yerine boşluğa koşu yapması, orta saha oyuncusunun da bu koşuyu görebilecek açıya yerleşmesi gerekiyor.

Beşiktaş’ın topu kazandığı anda rakibin hangi tarafının daha boş olduğunu belirlemesi önemli. Hoffenheim bir kanada yoğunlaştığında diğer tarafta alan oluşabilir. Bu durumda topu kalabalığın içinden zorla çıkarmaya çalışmak yerine oyunun yönünü hızlıca değiştirmek, rakip savunmayı yatay koşulara zorlayabilir.

Bununla birlikte iki bekin aynı anda ileri çıkması, Beşiktaş’ın geçiş savunmasını zayıflatabilir. Hoffenheim topu geri kazandığında dikey hücum etmeyi tercih ettiğinden, siyah-beyazlıların en az bir bekini ve merkezdeki denge oyuncularını geride güvenlik sağlayacak şekilde konumlandırması gerekiyor. Hücumdaki genişlik, savunmadaki kontrol pahasına oluşturulmamalı.

Hoffenheim’ın savunma arkasına koşular doğru zamanda gelmeli

Beşiktaş’ın değerlendirebileceği en önemli alanlardan biri, Hoffenheim’ın baskı amacıyla öne çıkan savunma hattının arkası. Ancak bu alanı kullanmak, yalnızca santrforun veya kanat oyuncularının sürekli derin koşu yapması anlamına gelmiyor.

Asıl fırsat, rakip savunmacının öne çıkmaya karar verdiği anda oluşuyor. Bir hücum oyuncusu ayağa gelerek stoperi kendisine doğru çektiğinde, başka bir oyuncunun aynı koridora değil, savunmacının geride bıraktığı alana hareketlenmesi gerekiyor. Böylece Hoffenheim’ın adam odaklı eşleşmeleri birbirinden kopabilir.

Oh’un ayağa gelerek bağlantı kurduğu bir pozisyonda Poku veya Trossard’ın çapraz koşularla savunma arkasına yönelmesi, bu tür bir hücumun seçeneklerinden biri olabilir. Olaitan da topun bulunduğu bölgeye göre iç koridordan derinlik sağlayabilir. Önemli olan, herkesin aynı anda topa yaklaşması değil; bir oyuncu bağlantı kurarken diğerlerinin savunmayı geriye doğru hareket etmeye zorlaması.

Bu hücumlarda pasın zamanlaması belirleyici olacak. Çok erken yapılan koşular ofsayt riskini artırırken geç kalınan koşular Hoffenheim savunmasının yeniden yerleşmesine imkân tanıyabilir. Orkun ve Miretti gibi pas bağlantısı kurabilecek oyuncuların topu aldıkları anda seçeneklerinin hazır olması, bu planın işlemesini sağlayacak.

Top kaybından sonraki birkaç saniye de maç planının parçası

Beşiktaş’ın Hoffenheim karşısındaki planı yalnızca hücum ederken ne yapacağı üzerinden kurulamaz. Çünkü Alman ekibinin tehlikesi, top kazanıldığında rakibin henüz yerleşememiş olmasından kaynaklanıyor. Beşiktaş baskıyı aşmak için fazla oyuncuyla öne çıktığında top kaybederse, kendi savunmasında da benzer boşluklar oluşabilir.

Bu nedenle top kaybı sonrası ilk reaksiyonun önceden belirlenmesi gerekiyor. Topun yakınındaki oyuncular rakibin ilk dikey pasını geciktirmeye çalışırken merkezdeki denge oyuncusunun rakibin ilerleme yolunu kapatması önemli. Top hemen kazanılamıyorsa tüm takımın kontrolsüz şekilde öne atılması yerine savunma bloklarının yeniden kurulması tercih edilmeli.

Burada Salih Özcan’ın veya Wilfred Ndidi’nin merkezde üstleneceği denge görevi, beklerin ileri çıkışıyla birlikte düşünülmeli. Hücum sırasında geride kalan oyuncuların sayısı kadar, bu oyuncular arasındaki mesafe de önemli. Birbirinden kopuk iki savunmacı, Hoffenheim’ın dikey paslarını karşılamakta zorlanabilir.

Beşiktaş’ın amacı her top kaybından sonra topu hemen geri kazanmak olmamalı. Doğru hamle, rakibin hızlı hücumunu geciktirip takım arkadaşlarına savunma yerleşimini tamamlama zamanı kazandırmak da olabilir.

Maçın anahtarı: Baskıyı kendi lehine çevirmek

Hoffenheim deplasmanında Beşiktaş’ın ihtiyaç duyduğu şey, rakibin agresif oyununa aynı hızla karşılık vermekten çok, o hızın hangi alanlarda risk oluşturduğunu doğru okumak.

Orkun ile Salih’in farklı yüksekliklerde konumlanması, Miretti ve Olaitan’ın bağlantı noktalarını desteklemesi, Oh’un çevresinde ikinci top planının hazırlanması ve Poku ile Trossard’ın savunma arkasına zamanlamalı koşular yapması siyah-beyazlıların öne çıkan seçenekleri olabilir. Beklerin hücuma katkısı da oyunun yönünü değiştirmek için değerli; ancak bu katkı savunma güvenliğini ortadan kaldırmamalı.

Hoffenheim, baskısıyla Beşiktaş’ı hataya sürükleyebilecek bir takım. Öte yandan sezonun ilk bölümünde aldığı sonuçlar, bu agresif yapının savunma tarafında da önemli riskler barındırdığını gösteriyor. Siyah-beyazlılar ilk baskıyı aştıktan sonra aceleci davranmaz, doğru oyuncuyu doğru anda bulur ve savunma arkasındaki boşlukları etkili kullanırsa rakibin en güçlü özelliğini kendi aleyhine çevirebilir.

Bu maçta belirleyici olan, Beşiktaş’ın ne kadar uzun oynadığı değil; baskıdan çıktıktan sonra ilk pası nasıl kullandığı ve ikinci hamleyi ne kadar doğru yaptığı olacak.


Sergen KÜÇÜK

REKLAMjollytur.com
DÜŞÜNCELERİNİZİ PAYLAŞIN
Bu habere yorum yapan ilk kişi olun!

YORUMLAR (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Sergen Küçük
Editör

Çocukluk yıllarımdan bu yana Beşiktaş odaklı haber sayfalarında editörlük yaparak spor medyasının içinde yer alıyorum. Küçük yaşlarda başlayan bu süreç, yıllar içerisinde dijital habercilik, içerik üretimi ve spor yorumculuğu alanlarında profesyonel bir kariyere dönüştü.

18 yaşımda Diyagonal ve Diyagonal Dergi bünyesine katılarak profesyonel spor medyasındaki yolculuğuma başladım. Burada futbolun yanı sıra basketbol, voleybol, motor sporları, tenis, e-spor ve diğer spor branşlarında haber, analiz ve özel içerikler ürettim. Farklı branşlarda edindiğim bu deneyim, spor haberciliğine daha geniş bir bakış açısıyla yaklaşmamı sağladı. Günümüzde de Diyagonal bünyesiyle bağımı sürdürmekle birlikte, aktif çalışma tempom geçmiş dönemlere kıyasla daha sınırlı şekilde devam etmektedir.

Aynı zamanda Medya Siyah Beyaz YouTube kanalında spor yorumculuğu yapıyor, Medya Siyah Beyaz web sitesinde ise editör olarak görev alıyorum. Özellikle Beşiktaş gündemi, transfer gelişmeleri ve özel haberler üzerine içerikler üretirken, çeşitli radyo programlarına konuk olarak da Türk futboluna ilişkin değerlendirmelerde bulunuyorum.

Habercilik anlayışımın temelinde doğruluk, güvenilirlik ve özgün içerik üretimi yer alıyor. Dijital spor medyasındaki deneyimimle, gündemi yakından takip ederek okuyuculara hızlı, doğru ve nitelikli içerikler sunmayı hedefliyorum.