Beşiktaş taraftarından transfer mesajı

Süper Lig‘in 2025-2026 sezonu 8 Ağustos 2025’te oynanacak maçlar ile başlayacak. Beşiktaş taraftarı ise sağ bek, sol kanat, sağ kanat transferi için bir kez daha ses yükseltti.
Beşiktaş’ta transfer çalışmaları sürerken, kamuoyuna yansıyan somut bir gelişme olmaması nedeniyle taraftar sosyal medya üzerinden ses yükseltti.
Beşiktaş tarafından transfer mesajı
Transfer çalışmalarına yönelik eleştirilerde bulunan Beşiktaş taraftarının; ligin başlama tarihini örnek göstererek, transferde geç kalındığına yönelik ifadeler kullandığı görüldü.
Beşiktaş’ta önümüzdeki haftanın transfer adına hareketli geçmesi bekleniyor.
Tranfer önceliği olarak sağ we sol açık alınması lazımdı ama Orkunu bitirmek için yapamadılar. Ben Serdal Adalıya güveniyorum ama hocanın biraz Norveç kafasından çıkması lazım
Artık ok yaydan çıktı. Kimi nasıl transfer etmek istiyorsak edelim. Yalnız bunu kesinlikle kalıp kalmaması adeta pamuk ipliğine bağlı olan hocaya göre değil, kulüb DNA-sına göre yapalım lütfen.
Bir sezonu daha heba etmeyin yazık artık bu taraftara her geçen gün zaman aleyhimize işliyor transferler bir an önce yapılmalı
malzemecisine varana kadar kulüpte kim varsa herkesi gönderin.
bunlar yeni gelenleride bozar.
malesef yine kafalar karisti.uefa dan elenirsek muhtemelen “bitmis” transferler vaz gececek.belkide baskan taraftarin baskisina dayanamayip,istikrar dediklerinden vaz gecip,ole ile yollari ayiracak.bence bizim bir an önce gideceklerden kurtulmamiz lazim.sol beke ridvan,sag beke semedov,6numaraya lemina tipinde biri,iki kanat ve mutlaka cok iyi bir forvet.tek abraham ve mustafa ile olmaz
tarihine kadar transferleri bitirmemiz lazım
Büyük takımların bol alternatifli ama kesin bir ana oyun şablonu vardır. Bu bağlamda A takımı ne oynarsa, tüm altyaş kadroları da aynı sistemde oynamak zorundadır ki, A takıma yükselmeleri durumunda adaptasyonları kolay olsun.
Fakat bunun olabilmesi için, A takımı teknik direktörünün de kulüb DNA-sına uygun bir futbol oynatıyor olması lazım. Örneğin Gordon Milne, örneğin Bernd Schuster, örneğin Şenol Güneş, örneğin Sergen Yalçın.
Yani demem o ki, A takımı teknik direktörü her türlü yokluğa ve eksiğe rağmen şapkadan tavşan çıkartabilmeli ve kulübe has futbolu sahaya yansıtabilmelidir.
Şimdi bir defa kendimize soralım: Valerian İsmael, Fernando Santos, Giovanni van Bronckhorst ve Ole Gunnar Solskjaer den hangisi Beşiktaş-ın DNA-sına uygun futbolu oynatacak hocaydı?!
Kısacası hocaya sahip çıkmakla, olmayacak duaya amin demek farklı şeylerdir.